image 10
image 20
image 30
Tüp Bebek ve SGK desteği

Ülkemizde her 100 çiftten 15’i doğal yollarla çocuk sahibi olamıyor. Buna bağlı olarak da, yılda 80-85 bin civarında tüp bebek tedavisi yapılıyor. Tüm dünyada tüp bebek tedavisi yapılan ülkeler arasında Türkiye, yedinci sırada yer alıyor.

 Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı, tüp bebek tedavileri ile ilgili güncel çalışmalar yapmayı sürdürürken, sürekli yenilen... Devamı

Tekrarlayan Gebelik Kaybı / Düşük

Tekrarlayan Gebelik Kaybı / Düşük

Tekrarlayan Düşükler ve Gebelik Kayıpları 

Yirminci gebelik haftasından önce, klinik olarak teşhis edilmiş, ardışık üç ve üzerinde gebelik kaybı gerçekleşmesi 'Tekrarlayan Gebelik Kaybı' olarak tanımlanmalıdır. Gebeliklerin yaklaşık %15’i düşükle sonlanmaktadır. Ancak ikinci gebeliklerin % 90’dan fazlası normal şekilde seyretmektedir. Tekrarlayan gebelik kaybı geleneksel olarak 3 ve üzerinde gebelik kaybı olarak tanımlanmıştır.  Ancak günümüzde hasta yaşı, yumurtalık rezervi ve doğurganlık şansı gibi faktörler göz önüne alınarak detaylı tetkiklerin yapılması için iki gebelik kaybı yeterli olabilmektedir. Ayrıca klasik tarihteki gibi gebeliklerin arka arkaya olmaması gerekmemektedir. Tekrarlayan gebelik kaybının toplumda görülme riski yaklaşık %1 civarındadır.

Düşük, gebeliğin en sık rastlanan komplikasyonudur. Bazı zamanlarda döllenme olur ancak; döllenme rahim içine yerleşemediyse adet kanamalarıyla birlikte sessiz düşük olabilir(bio kimyasal gebelik). Ayrıca gebeliğin 4. ayından sonra rahim ağzının sancısız bir şekilde açılması ve gebelik zarlarının yırtılmasıyla fetüs dışarıya atılabilir. Buna rahim ağzı yetersizliği denir. Tedavisi cerrahi olup rahim ağzına koruyucu olarak veya rahim ağzı açıldıktan sonra acil dikiş konulabilir.

Düşüklere sebep olan(anatomik) yapısal bozuklukları ise, rahim içi yapışıklıklar, rahmin içinde bir bölme olması, çift rahim ve diğer şekil bozukluklarıdır. Bu tür bozukluklar damarları kötü yönde etkileyerek veya uterus (düşük) boşluğunun boyutunu değiştirerek fetüsün yerleşeceği yeri uygunsuz hale getirebilir. Cerrahi yöntemlerle düzeltildiği takdirde düşük oranları azaltılabilir.

Düşüğe yol acan sebeblerden biri de hormonal bozukluklardır (kontrolsuz şeker,hiper troidi ve hipo troidi...) ancak kontrol altındaki bir diyabet, düşük riskini artırmaz. Yine hormonal bozukluklarda adet düzensizliğinin de yeri vardır. Bu problemler yumurtlamayla ilgilidir. Düşüğe neden olan sebeplerden bir tanesinin de enfeksiyonlar olduğu düşünülmektedir. Yani virüs ve bakteriler. Bunların tek bir kez düşüğe neden olduğu biliniyor ancak tekrarlayan düşüklerde etkisi olduğu halen kanıtlanamamıştır.
Gebelik kaybı anne yaşıyla artmaktadır. 40 yaşın üzerindeki kadınlarda düşük ihtimali %50'ye kadar ulaşır. Gebelik ihtimali olan kadınların çalıştığı ortamlarda kimyasal madde ile karşılaşıp karşılaşmadıklarından emin olmak gerekir. Düşük riskini artıran faktörler arasında sigara ve alkol tüketimi vardır. 

Düşük riski, düşük yaptıkça artar. Bu da demek oluyor ki ard arda yapılan 4 düşükten sonra gebe kalma ihtimali %50'ye kadar ulaşır.