image 10
image 20
image 30
Tüp Bebek ve SGK desteği

Ülkemizde her 100 çiftten 15’i doğal yollarla çocuk sahibi olamıyor. Buna bağlı olarak da, yılda 80-85 bin civarında tüp bebek tedavisi yapılıyor. Tüm dünyada tüp bebek tedavisi yapılan ülkeler arasında Türkiye, yedinci sırada yer alıyor.

 Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı, tüp bebek tedavileri ile ilgili güncel çalışmalar yapmayı sürdürürken, sürekli yenilen... Devamı

Çocuk isteği-İnfertilite Tetkikleri

Çocuk isteği-İnfertilite Tetkikleri

Sağlıklı çiftlerin her ay %20si gebe kalır ve çiftlerin yarısından çoğu ilk 6 ay içinde gebelik elde eder. Eğer herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamadan 12 aydır düzenli cinsel ilişkide bulunmanıza rağmen gebelik elde edemiyorsanız bir sorun vardır ve bunun için doktora başvurmanız gerekir. 

İnfertiliteye neden olan problem hem kadın, hem erkekte veya sadece birinde olabileceği için kısırlık için doktora müracaatta çiftlerin mutlaka beraber başvurmaları gerekir.

Eğer çiftler herhangi bir problemden şüpheleniyorsa veya kadın yaşı 34 ve üstünde ise 1 yıl beklemeden derhal doktora başvurulması gerekmektedir.

Kadının adet siklusları çok düzensizse veya menstrual kanama(adet) olmuyorsa, enfeksiyon öyküsü veya menstrual kanama ve cinsel ilişki sırasında şiddetli ağrı yakınması varsa, şiddetli adet sancısı varsa, erkekte inmemiş testis, testislerden geçirilmiş operasyon veya yaralanma öyküsü olduğunda 

Muayene

Fiziki muayene infertilite araştırmalarının en önemli basamaklarından biridir. Kadının

Jinekolojik muayenesi - ultrasonografik incelemesi ve eş zamanlı ultrasonografik incelenmesi ile rahim ağzından örnek alınarak patolojik inceleme yapılması ve mikrobiyolojik araştırmalar için örnek alınması gerekir.

Erkeğin ise spermiogram planı yapılarak gerekirse testisleri muayene edilerek ultrasonografik inceleme yapılır.

Yumurtlamanın - Ovulasyon Belirlenmesi

Düzenli adet kanamaları olan kadınların birçoğunda ovulasyon gerçekleşir. Ovulasyon döneminde artan östrojen hormonuna bağlı hafif bir ağrı hissedilebilir. Ovulasyonun belirlenmesi için bazal vücut ısı çizelgesinin tutulması, seri ultrasonografik değerlendirmeler, endometrial biyopsi (rahmin iç tabakasından parça alınması) ve kanda progesteron hormon düzeyinin ölçülmesi kullanılan yöntemlerdir.

Bazel Vücut Isısı Çizelgesi

Bazal vücut ısısı sabah uykudan uyanıldığında su dahi içilmeden ölçülen vücut ısısıdır. Kanamanın başladığı günden itibaren sabahları vücut ısınızı ölçerek bu çizelgeyi hazırlayabilirsiniz. Isı dil altından termometre aracılığı ile ölçülerek not edilmelidir. Yemek yemek, bir şeyler içmek veya ağzı çalkalamak ısıyı değiştirir. Size hekiminizin vereceği tablolara bir sonraki menstrual kanamanın başlangıcına dek her sabah vücut ısınızı kaydetmeniz gerekir. Vücut ısısı ovulasyon gerçekleştikten sonra progesteron hormonunun etkisi ile 0,5 - 1 C yükselir ve gebelik gerçekleşirse yüksek olarak devam eder. Bu durumda çizelgenizin giderek yükselen iki ayrı seviye oluşturduğunu görürsünüz. Ovulasyonun olmadığı vakalarda ise vücut ısısında pek değişiklik olmaz. Bu hastalarda ısı çizelgesi düz çizgi halindedir. Genellikle yumurtlamadan 1 gün sonra ısı yükselmesi başlayacağı için bu tablo cinsel ilişkinin zamanını belirlemede yararlı olmayacaktır. Bu tabloya bakılarak 1 ay önceki adet döngünüzde yumurtlama olup olmadığının tespiti mümkündür.Takip yapıldığı ayda tedaviye katkısı olmadığı için bu eski yöntem yerine günümüzde daha hassas yöntem tercih edilmektedir.

 

Ultrasonografik İnceleme ve Ovulasyonun Belirlenmesi Nasıl Oluyor?

Menstrual siklusun 3. veya 4. günü ilk inceleme yapılır ve yumurtalıklarda toplam kaç folikül olduğu not edilir. Yumurtalıklarda kist varsa bu inceleme sırasında belirlenir. Hasta herhangi bir ilaç kullanmıyorsa menstrual siklusun 8. ve 10. günleri arasında inceleme tekrarlanır. Bu günden sonra ovulasyon gerçekleşene kadar inceleme her gün tekrarlanır. Büyüyen folikülün çapı 18-26 mm arasında iken ovulasyon gerçekleşir. Rahim içinde endometrium adı verilen tabaka kalınlaşarak döllenen yumurtanın tutunabilmesi için hazırlanır.

Çocuk sahibi olmayan kadınlarda infertilite nedeninin araştırılmasında ultrasonografik inceleme çok önemlidir. Rahim ve yumurtalıklar değerlendirilerek infertilitenin nedenleri hakkında fikir sahibi olunabilir. Hormonal eksikliği olan veya erken menopoza girmiş kadınlarda yumurtalıklar küçük, rahim ufak ve rahmin iç tabakası incedir. Polikistik over sendromu vakalarında ise yumurtalık normalden büyüktür ve birçok kist içerir. Bu vakalarda rahim büyümüş ve endometrium kalınlaşmıştır. Ayrıca bu inceleme esnasında rahime ait doğustan veya sonradan oluşan anormal yapılar tespit edilmelidir. Urlar, doğuştan çift rahim, rahim bozuklukları, rahim içinde bölmeler ... vb. anormal durumlar tespit edilir ve tedavisi ona göre planlanır.

HSG (Rahim Filmi)

Histerosalpingografi olarak adlandırılan radyolojik incelemede rahim ağzından içeriye verilen radio opak boyanın Fallop tüplerinden (yumurtalık kanallarından) geçişi izlenir. Skopi altında tüplerin geçirgen olduğu eş zamanlı izlenebildiği gibi ayrıca film çekilerek belgelendirilebilir. Düşük seviyede ışın kullanılarak yapılan bu rahim filmi çekiminin haricinde tüplerin açık olmadığı ultrasoda verilen özel bir sıvı ile de anlaşılabilir. 

Histeroskopi

Histeroskopi rahim içinin değerlendirilmesinde kullanılan en modern teşhis ve tedavi yöntemidir. Bu yöntemde vajinal yolla rahim içerisine kamera sokularak, rahim iç zari incelenir, ve buradaki rahim boşluğunu bozan ur, yapışıklık, bölme gibi, anormal yapılar tespit edilir, gerekirse aynı seansta bu anormallikler cerrahi olarak giderilebilir.

Laparoskopi

Laparoskopi üreme organlarının detaylı olarak incelenebilmesini sağlayan cerrahi bir yöntemdir. Laparoskopik inceleme çocuğu olmayan çiftlerin değerlendirilmesinde en önemli basamaklardan biridir. Laparoskopi teşhis amaçlı kullanılabildiği gibi aynı seansta tedevide yapılabildiği için muhakkak ileri düzeyde laparoskopi tecrübesine sahip hekimlerce yapılmalıdır. 

Laparoskopi ile endometriozis (karın içine kanama yapan bir hastalık), rahim tümörleri, yumurtalık kistleri, dış gebelik ve yapışıklıklar gibi birçok kadın hastalığı teşhis edilebilir ve aynı seansta tedavi edilebilir. Bu yöntemle uygun vakalarda tıkalı olduğu tespit edlen tüpler aynı seansta tedavi edilebilir, fonksiyonel hale getirilebilir. Daha önce başa çocuk istemediği için tüpleri bağlatılan hastaların tüpleri de bu yöntemle yeniden açılarak hasta tekrar doğurgan hala getirilebilir. 

Sperm Analizi(spermiogram)

İnfertilite vakalarının üçte ikisine yakını erkek faktörüne bağlı olduğu için ve incelemesi en kolay yöntemlerden biri olduğu için, sperm analizi araştırmada ilk basamaklardan biridir.

En az 3 en fazla 7 günlük cinsel perhizi taküben mastürbasyon ile alınan meni örneği incelenir. Örnek alındıktan sonra yarım - bir saat içinde laboratuvara ulaştırılmalıdır. Özellikle soğuk havalarda sperm örneğinin vücut ısısındta tutabılmek icin hücre taşınması uygundur.  

Sperm analizinde mililitredeki sperm sayısı, spermlerin hareketliliği ve yapıları değerlendirilir. Ayrıca meninin miktarı, asiditesi ve içerdiği yuvarlak hücreler belirlenir. Gerekli görüldüğünde antisperm antikor testleri ve mikrobiyolojik incelemeler yapılır.

Sperm analizi sonrasın tamamen normal değerler elde edilmesi, gebeliğin kesin oluşacağı anlamına gelmez. Ancak sperm parametrelerinde anormal durumlar olduğunda tedavinin daha dikkatli planlanması gerekmektedir.

Testis ( yumurtalık) biyopsisi

Menide hiç spermi olmayan hastaların testislerinden alınan parça incelenerek sperm üretiminin olup olmadığı tespit edilir. Eğer kanallarda tıkanıklık tespit edilmişse bu incelemeye gerek olmadan hemen tedaviye geçilebilir. Sperm analizinde hiç sperm kullanmamış hastalarda mikro - TESE yöntemi ile yumurtalıklarda sperm bulunabilirse tüp bebek yöntemi ile çiftin gebe kalması sağlanabilir.

Infertilite Tanısında Kullanılan Hormon Testleri

Kadınlarda adetin başında kandaki FSH (folikül uyarıcı hormon), LH (luteinize edici hormon), östrodiol (kadınlık hormonu), prolaktin (süt üretimini sağlayan hormon), testosteron (erkeklik hormonu), DHEA-S (böbrek üstü bezlerinden üretilen hormon) ve progesteron (menstrual siklusun ikinci yarısında salgılanan hormon) ve TSH (tiroid uyarıcı horman) düzeylerinin belirlenmesi teşhis ve tedavide yardımcı olacaktır. Uygun vakalarda anti mülleriyan hormon(AMH) bakılması faydalı olabilir. FSH ve AMH düzeyleri kadında var olan yumurta sayısını kabaca belirleyen testlerdendir.

Hastanın menstrual siklusları düzensiz, menstrual kanamaları az veya hiç yok ise bu hormon düzeyleri ölçülerek düzensizliklerin nedeni ve yumurtalıkların durumu hakkında fikir edinilebilir. Yumurtalıkları yeteri kadar çalışmayan veya menopozdaki kadınlarda FSH düzeyi yükselirken östrodiol düzeyi düşer. Erkeklerde uygun vakalarda FSH, serbest testosteron, DHEAS, prolaktin düzeyleri incelenebilir.