image 10
image 20
image 30
Tüp Bebek ve SGK desteği

Ülkemizde her 100 çiftten 15’i doğal yollarla çocuk sahibi olamıyor. Buna bağlı olarak da, yılda 80-85 bin civarında tüp bebek tedavisi yapılıyor. Tüm dünyada tüp bebek tedavisi yapılan ülkeler arasında Türkiye, yedinci sırada yer alıyor.

 Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı, tüp bebek tedavileri ile ilgili güncel çalışmalar yapmayı sürdürürken, sürekli yenilen... Devamı

Menopoz

Menopoz

Menopoz halk arasında adetten kesilme durumu olarak adlandırılır. Adet kanamalarının kalıcı kesilmesi ABD verilerine göre yaklaşık  51 yaş civarındayken ülkemizde yapılan bazı çalışmalarda benzer şekilde menopoz yaşı 47-50 yaş olarak bildirilmiştir. Menopoz yaşı genetik olarak programlanmakla birlikte sigara içimi, yumurtalık cerrahileri, kemoterapi, radyoterapi uygulamaları ile menopoz yaşı daha erkene çekilebilir. Yeterince uzun süreli ve bol sigara içen kadınlarda menopoz yaşı beklenenden iki yıl önce gerçekleşebilir. Genetik programlanma önemli bir faktör olduğu için aile öyküsünde anne ve/veya teyzede menopoza erken girme hikayesi varsa, hasta için aynı risk geçerlidir. Menopozun 40 yaşından önce gerçekleşmesine erken menopoz adı verilir. Menopoz tablosunda adet düzensizliği, adet görememe ve vazomotor şikayetler olarak adlandırılan ateş basması, sıkıntı, terleme, uyku bozuklukları ön plandadır. Bazı hastalarda adetten kesilme birdenbire ortaya çıkabilirken çoğu olgularda sık adet görme, düzensizlik veya gecikmeli adetler tarafından öncelenebilmektedir. Kırklı yaşlardaki adet düzensizlikleri sıklıkla menopoz bağlantılı olabilirse de, bu yaş grubunda sıklığı artan endometriyal polip, hiperplazi ve kanser riski göz önünde tutularak, bu olgular dikkatle incelenmelidir. Menopoza giren kadınlarda erken dönemde ateş basması, sıkıntı, terleme ve uyku bozuklukları sıklıkla görülürken, ilerleyen yıllarda vajinal kuruluk, cinsel ilişkide kuruluk, zorluk, idrar tutmada zorlanma, cinsel istek ve ilişkide azalma ortaya çıkmaktadır. Ürogenital atrofi olarak adlandırılan östrojen duyarlı dokularda gerilemeye bağlı bu bulguların yanı sıra vajina ve idrar yolları enfeksiyon sıklığı artmaktadır.

Menopozda geçen süre uzadıkça kemik kaybı ve ona ilişkin patolojiler artar. Ortalama otuzlu yaşlarda maksimum kemik yoğunluğu elde edilmektedir. Kalsiyum ve proteinden yeteriz beslenme, spor yapmadan sedanter yaşam sürümü, güneşten yetersiz yararlanma, erken menopoz, sigara içimi, uzun süreli kortizon, heparin gibi ilaç kullanımı yetersiz kemik kütlesine yol açmaktadır. Yaşla kemik kütlesinde olağan olarak her iki cinste de belli miktarda kayıp olurken, menopoz döneminde oluşan ciddi kayıp nedeniyle kemik erimesine (osteoporoz) bağlı şikayetler kadınlarda erkeklerden yaklaşık on yıl önce ortaya çıkmaktadır. Menopoza giren hastalarda duygu durum bozulması, depresyon, kalp damar hastalıklarında artış gibi olumsuz tablolar ortaya çıkmaktadır. Hayat kalitesini düşüren menopoz bağlantılı durumların oluşmasını, engelleme, geciktirme, gerçekleşmişse tedavi etmek çoğunlukla mümkündür.

Kadın hayatının uzamasıyla birlikte, kadın yaşamının neredeyse yarısına yakını menopoz döneminde geçecektir. Bu nedenle menopoz dönemi geçmiş yüzyılda olduğu gibi yaşlanma ve ölüme  yaklaşmaya bağlı çekilmesi zorunlu olan bir durum gibi kabul edilmemelidir.  Yaşam kalitesini bozacak derecede yoğun olan şikayetler gerek hormonal gerekse hormon dışı tedavi yöntemleri ile  tedavi edilerek yaşam kalitesi arttırılabilmektedir. Ancak her hasta için ayrı, şahsın ihtiyacına uygun tedavi hekim tarafından düzenlenmelidir. Özellikle erken menopoz hastalarının yakın kontrol edilmesi uzun süreli hormon tedavisi alması hastanın yaşam kalitesinde azalmayı engelleyecektir.